Deneme: Yazmak ve Hissetmek Adına.. Dolayısıyla Yaşamak
Yazdığını etkili kılabilmenin yolu, yani anlatımın yoğun olmasından yola çıkıyorum; duyguyu derin yaşamaktan geçer. Bu söylediğimde asla, duyguları haykırmak ya da yüksek sesle durmadan tekrarlamakla olmaz; aksine olabildiğine içinde tutup, sonra anlatmakla olabilir. Böylece yoğunluk yazıya akatarılabilir.. Ne var ki hayat bir çok duygunun bu şekilde yaşanmasına izin vermez, bazıları tabi ki…
Temeldeki sorunumsa bunlardan çok uzak ve alakasızdır.Ve de saçma. Çünkü yaşadığım, yaşanmamışlara dair duyduğum kaygıdır. Bugüne kadar dillendirilenler (dolayısıyla yazılanlar) bir yerde saçmadır. Lakin bu kaygı vardır. Ve yaşanmamışlar hakkındaki düşüncelerim, yersiz bir şekilde benle yaşamaktadır.. Üzerine fikirler yürütmeme sebep olan bir döngü içinde başa sarmaktadır..
Yine de sebebini bilmediğim bir rahatsızlık duymaktayım (bu anlatılanlar bir sebep değil tamamiyle sonuçtur.) ve (sanıyorum ki) sonuçlarına katlanmaktansa sebebi araştırmak hem daha cesur bir eylem olacaktır…










